Otomotiv dünyasında otonom sürüş teknolojilerinin geleceği tartışılırken Tesla cephesinden endişe verici istatistikler gelmeye devam ediyor. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından yayımlanan güncel raporlar, şirketin otonom hizmet veren araçlarının insan sürücülere kıyasla çok daha riskli bir tablo çizdiğini ortaya koyuyor. Temmuz ile Kasım 2025 dönemini kapsayan veriler incelendiğinde Tesla robotaksi kaza oranı beklentilerin oldukça altında kalarak sektörde büyük bir şaşkınlık yaratıyor.
Teksas eyaletindeki filo verileri otonom ulaşım güvenliği açısından riskli görünüyor
Austin şehrinde faaliyet gösteren robotaksi filosu, sadece beş ay gibi kısa bir sürede toplam 9 farklı kazaya karıştı. Şirketin otonom sistemlerinin performansına dair paylaşılan resmi rakamlar, araçların her 55.000 milde bir kaza yaptığını gösteriyor. Ortalama bir insan sürücü ise yaklaşık 500.000 milde bir benzer olaylarla karşılaşıyor. Bu rakamlar Tesla robotaksi kazaları özelinde yapılan incelemelerde, yazılımın insan reflekslerinden yaklaşık 9 kat daha fazla hata payına sahip olduğunu kanıtlıyor. Polise bildirilmeyen küçük çaplı temaslar da hesaba katıldığında otonom araç kaza verileri insan verilerine göre hâlâ 3.6 kat daha kötü bir seviyede seyrediyor.

Söz konusu olayların içeriği incelendiğinde ise durumun ciddiyeti daha net anlaşılıyor. Eylül ayında bir bisikletçiyle yaşanan çarpışma ve düşük hızlarda gerçekleşen sabit cisme vurma vakaları, sistemin algılama yeteneği üzerindeki şüpheleri artırıyor. Temmuz ayında inşaat bölgesinde bir SUV ile yaşanan kaza otonom yazılımın karmaşık trafik koşullarına uyum sağlamakta zorlandığını doğruluyor. Tesla robotaksi kaza oranı istatistikleri somut verilerin ardından teknoloji çevrelerinde yeniden yüksek sesle eleştirilmeye başlandı.
Güvenlik monitörü desteğine rağmen beklenen operasyonel performans sergilenemiyor
Bu verileri daha da çarpıcı kılan detay ise söz konusu araçların içinde uzaktan müdahale yetkisi olan uzmanların bulunmasıdır. Tamamen otonom olmayan ve bir insanın gözetiminde çalışan bu sistemler, buna rağmen bağımsız insan sürücülerin çok gerisinde kalıyor. Uzaktan müdahale personeli bulunmasına rağmen otonom araç güvenlik performansı beklentileri karşılamıyor. Kaza oranlarının bu denli yüksek olması, yapay zekâ yazılımının anlık karar verme süreçlerindeki zafiyetlerini gözler önüne seriyor.
Rakiplerle yapılan kıyaslamalar ise Tesla üzerindeki baskıyı artırıyor. Örneğin Waymo, araçlarında herhangi bir güvenlik izleme sistemi bulundurmadan 25 milyon milin üzerinde yol kat ederek insan ortalamasının çok daha altında kaza oranları elde etmeyi başarıyor. Tesla robotaksi güvenlik verileri Waymo gibi rakiplerle kıyaslandığında, şirketin teknolojik olgunluk seviyesinin henüz emekleme aşamasında olduğu net bir şekilde görülüyor.
Veri paylaşımı konusundaki şeffaflık eksikliği denetleyici kurumları zorluyor
NHTSA raporları Tesla’nın olaylara dair detaylı bilgilendirme yapmaktan kaçındığını da belirtiyor. Zoox ve Waymo gibi diğer otonom araç şirketleri her kaza sonrasında kapsamlı raporlar sunarken Tesla sadece zorunlu olan temel bilgileri paylaşmakla yetiniyor. Bu durum şeffaflık beklentisi içinde olan kamuoyu ve denetleyici kurumlar nezdinde güven kaybına yol açıyor. Tesla otonom filo kaza oranı istatistikleri kurumların yakın markajında kalmaya devam ediyor. Şirket yönetimi otonom sistemlerin uzun vadede daha güvenli olacağını savunsa da mevcut rakamlar bu tezi henüz desteklemiyor.
Yol güvenliği uzmanları, otonom teknolojilerin geniş kitlelere yayılmadan önce bu kaza oranlarının radikal bir şekilde düşürülmesi gerektiğini vurguluyor. Tesla’nın şeffaflık politikalarını güncellemesi ve yazılım tarafındaki hataları gidermesi otonom geleceğin inşası için kritik önem taşıyor. Mevcut veriler ışığında Tesla robotaksi kaza oranı yükselişi, robotaksilerin trafik güvenliğine katkı sağlamaktan ziyade yeni risk alanları oluşturduğu gerçeğini gündemde tutuyor.





