HaberlerRobot

Yapay zeka, insan üretimi olması nedeniyle “önyargılı”

İnsanı yaklaşımlar ve sapmalar, yapay zekanın ve makine öğreniminin hatalı sonuçlar elde etmesine neden olabiliyor

Yapay zeka ve büyük veri gibi kavramlardan sürekli olarak bahsediyoruz. Otonom üretimin ağırlık kazanacağı yeni sanayi devriminde insanın rolünü bile sorgulayanlar bulunuyor. Ancak şimdiden büyük umutların bel bağlandığı yapay zeka, ne yazık ki önyargı; çünkü insan üretimi. Bu kanıya varan ise Google’ın bir üst kuruluşu olan Alphabet’in Ar-Ge yöneticisi olarak çalışan Yasmin Green.

Özel durumlar gözardı ediliyor

Green başta olmak üzere birçok mühendis özellikle yapay zekanın cinsiyetçi bir yaklaşıma sahip olduğu yönünde fikir belirtiyor. “Kadınlar kendilerine güvenmeyip daha düşük pozisyonlarda işe başvuruyorlar. Bu da bir süre sonra yapay zekada kadınların daha alt seviyede işlere ilgi duyduğuna dair sağduyusu yoksunu bir veriye dönüşüyor.” diyor Green. Tabii ki bu örnek dahilinde kadınlar büyük görevlere kendini hazır hissetmiyor gibi bir genelleştirme yapamayız. Çünkü araştırmalara göre kadınlar bir pozisyona %100 layık olduklarını düşündüklerinde başvururken erkekler %60 yeterlilikte olduklarını düşünseler bile başvurmaktan geri durmuyorlar. İşte bu tarz yaklaşımlar ve sapmalar yapay zekanın ve makine öğreniminin hatalı sonuçlar elde etmesine neden olabiliyor.

Hatalar çığ gibi büyüyor

Benzer konudaki ayrımlar farklı ırk, din ve dil konuşan insanlar arasında da yaşandığı için aslında yapay zeka hiç de sanıldığı gibi nesnel bir tavır sergileyemiyor. Bunun yerine içinde bulunduğumuz toplumun tüm karmaşık ve çarpık öğeleriyle dolu bir yansıtma yapıyor. Örneğin araştırmalar internet üzerinde “Gay” sözcüğünün %80 oranında olumsuz anlamda kullanıldığını gösteriyor. Oysaki İngilizce’de “Gay” kelimesinin mutlu anlamı var ve edebi metinlerde sıklıkla bu anlamda kullanıldığı biliniyor. Ancak internet üzerinde oluşan veri, edebi veriyi katlıyor ve sözcük sınırlandırılıyor. Tüm bu açmazların giderilmesi için çok daha kapsamlı algoritmalar ve dilbilimci, tarihçi ve toplumbilimcilerin dahil olduğu bir ekibin bugünden var gücüyle çalışması gerekiyor. Aksi halde veri yanlış bir şekilde çığ gibi büyümeye devam ediyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
tr_TRTurkish