Dijital dönüşümün yeni riski olan yapay zeka tehditleri karşısında kurumsal sistemler henüz hazır değil

Zscaler'ın 2026 raporu, yapay zeka destekli siber saldırıların hızla arttığını ve kurumların bu tehdide hazırlıksız olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, çoğu kurumsal AI sistemi 16 dakika içinde tehlikeye atılabilirken, şirketlerin büyük kısmı temel bir AI model envanterine bile sahip değil.

Siber güvenlik dünyasında dengeler hızla değişirken yayınlanan yeni bir rapor, işletmelerin otonom saldırılara karşı savunmasız olduğunu gözler önüne serdi. Zscaler tarafından hazırlanan kapsamlı çalışma, kurumsal sistemler ve altyapıların yapay zeka tehditleri karşısında gerekli koruma kalkanına sahip olmadığını ortaya koyuyor. Özellikle makine öğrenimi tabanlı işlemlerin geçtiğimiz yıl içinde devasa boyutlara ulaşması, saldırganlar için yeni ve geniş bir etki alanı oluşturdu. Şirketler verimlilik artışı için bu teknolojileri hızla benimserken güvenlik protokolleri aynı hızda güncellenmiyor.

Otonom saldırılar karşısında geleneksel güvenlik duvarları yetersiz kalıyor

Günümüzde siber korsanlar, keşif aşamasından veri sızdırmaya kadar olan süreci dakikalar içinde tamamlayabilen AI destekli siber saldırılar yöntemlerini kullanıyor. Yapay zeka tehditleri savunma hatlarını test eden kırmızı ekip analizleri, birçok kurumsal ağın sadece 16 dakika içinde tamamen ele geçirilebildiğini gösteriyor. Geleneksel güvenlik katmanları, makine hızıyla gerçekleşen bu saldırı temposuna yanıt vermekte zorlanıyor. Şirketlerin bünyesindeki yazılımlara gömülü olarak gelen yapay zeka özellikleri, çalışanların farkında olmadan hassas verileri dışarıya aktarmasına yol açan bir kanal oluşturuyor.

Dijital dönüşümün yeni riski olan yapay zeka tehditleri karşısında kurumsal sistemler henüz hazır değil

Kurumsal ağlardaki riskin büyümesi, yapay zekanın artık ayrı bir araç yerine onaylanmış SaaS uygulamalarının içinde gizli bir şekilde çalışmasından kaynaklanıyor. Bu durum, siber güvenlik uzmanlarının tek bir uygulamayı engelleyerek çözebileceği bir gölge BT sorunundan çok daha karmaşık bir yapıya işaret ediyor. Çok katmanlı izin yapıları ve kurumsal AI güvenlik açığı oluşturan API entegrasyonları, saldırı yüzeyini genişleterek zincirleme bir veri ihlali yoluna dönüşüyor. Deneyimsiz ekiplerlerin hızlıca üretim ortamına taşıdığı prototip seviyesindeki çözümler, anlık enjeksiyon açıklarını da beraberinde getiriyor.

Veri sızıntıları ve ihlal politikaları işletmeleri ciddi risklerle karşı karşıya bırakıyor

Rakamlar, yapay zeka saldırı yöntemleri üzerinden ulaşılan devasa boyutları ve dijital varlıkların maruz kaldığı tehlikeyi açıkça özetliyor. Geçtiğimiz yıl boyunca işletmelerin yapay zeka uygulamalarına aktardığı veri hacmi yüzde 93 oranında artarak 18.000 terabayt seviyesine ulaştı. Yapay zeka güvenliği kapsamında incelenen veri sızıntısı vakalarına bakıldığında, yalnızca popüler sohbet botları üzerinden 410 milyon veri kaybı önleme politikası ihlali tespit edildi. Bu ihlallerin içinde kaynak kodlarından sosyal güvenlik numaralarına kadar kritik bilgiler yer alıyor.

Güvenlik stratejilerinde acil bir paradigma değişikliğine gidilmesi gerektiğini savunan uzmanlar, sıfır güven mimarisinin önemine dikkat çekiyor. Kurumsal sistemler üzerinde tam denetim sağlanmadığı takdirde, verimlilik aracı olarak görülen bu teknolojiler birer casus yazılım gibi çalışabiliyor. Şirketlerin acilen modeller için bir envanter oluşturması ve siber güvenlik stratejileri belirleyerek sıkı bir yönetişim mekanizması kurması gerekiyor. Yapay zeka tehditleri karşısında hazırlıklı olmak, sadece teknik bir tercih değil, dijital varlıkların korunması için hayati bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu