Neden önemli: Elektrikli araç parkındaki hızlı artış, Türkiye’de dönüşümün artık niş bir trend olmaktan çıkıp ana akıma yaklaştığını gösteriyor. Şarj altyapısının aynı hızla büyümesi ise kullanıcı deneyimi ve uzun yol kullanımında kritik olan “erişilebilir şarj” sorununu azaltma potansiyeli taşıyor.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 2025 yılı Aralık ayına ilişkin elektrikli araç ve şarj altyapısı verilerini yayımladı. Açıklanan rakamlar, Türkiye’de elektrikli mobilitenin ivme kazandığına işaret ederken, hem araç parkında hem de şarj noktalarında yeni bir zirvenin görüldüğünü ortaya koydu.
Elektrikli araç parkı bir yılda güçlü büyüdü
EPDK verilerine göre Türkiye genelindeki toplam elektrikli araç sayısı 373.733’e ulaştı. 2024 yılı içinde trafiğe kayıtlı yeni elektrikli araç sayısı 185.513 adet olurken, bu rakam 2023’teki 80.826 adet seviyesinin belirgin biçimde üzerine çıktı. 2022’de ise yeni elektrikli araç sayısı 14.896 olarak kaydedilmişti. Kasım 2025 ile Aralık 2025 arasındaki bir aylık dönemde filoya yaklaşık 22 bin yeni elektrikli aracın eklenmesi, benimsenme hızının sürdüğünü gösterdi. Yerli marka TOGG’un seri üretime geçmesi ve model seçeneklerinin artması da büyümeyi destekleyen unsurlar arasında öne çıktı.
Şarj altyapısı 38.808 noktaya yükseldi
Elektrikli araçların artışıyla birlikte şarj altyapısı da genişliyor. Türkiye’de faaliyet gösteren toplam şarj noktası sayısı 38.808’e yükseldi. Bu noktaların 22.095’i AC, 16.713’ü ise DC şarj istasyonlarından oluşuyor. DC tarafındaki güçlü pay, hızlı şarj imkanlarının daha yaygın hale geldiğine işaret ediyor.
Şarj soketi sayısı bazında liderliği ZES’in koruduğu belirtilirken, TOGG’un şarj ağı Trugo ikinci sırada, Eşarj ise üçüncü sırada yer alıyor. Piyasadaki rekabetin, operatörleri daha geniş coğrafi kapsama ve daha iyi hizmet kalitesine yönlendirdiği değerlendiriliyor.
Dönüşüm istikrarlı ilerliyor
Veriler, Türkiye’nin ulaşımda elektrikli dönüşüm sürecinde istikrarlı bir büyüme yakaladığını ortaya koyuyor. Elektrikli araç satışlarının yıllar içinde katlanarak artması, tüketici tercihlerinin belirgin biçimde değiştiğine işaret ederken; şarj altyapısındaki yatırımların da bu talebi karşılayacak şekilde ölçeklendiği görülüyor. Yerli üretimin artması ve batarya teknolojilerindeki gelişmelerin, önümüzdeki dönemde maliyetleri daha erişilebilir seviyelere çekerek pazarın büyümesini hızlandırabileceği öngörülüyor.





