E-dönüşümle e-fatura kapsam genişletiyor

Eskiden kağıt üzerinde sunulan beyanname, fatura ve defterlere dayanan muhasebe ve denetim süreçleri, e-beyanname, e-fatura ve e-defter ile elektronikleşiyor. 2013 yılından itibaren aşamalı olarak uygulanmaya başlanan e-fatura sistemi, e-devlet olarak ifade edilen dijitalleşen devlet uygulamalarının bir parçası olarak kapsamını genişleterek yoluna devam ediyor. Her yıl 6 milyar civarında fatura işleminin gerçekleştiği Türkiye’de Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) oluşturduğu e-fatura sistemi, yıllık brüt satış hasılatı 10 milyon TL’nin üzerinde olan şirketlere Nisan 2014 itibariyle kağıt fatura yerine, e-fatura kullanılmasını zorunlu hale getirdi. Şimdiye kadar e-fatura mükellefi olarak belirlenen 20 bine yakın şirket, hali hazırda bu alandaki yükümlülüklerini yerine getiriyor. Vergi Usul Kanunu’nda yapılan değişikliklerle getirilen bu uygulamanın kapsamı 1 Ocak 2016 itibariyle genişletilecek. 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununa göre madeni yağ lisansı alanlar ile 4760 Sayılı ÖTV Kanununa ekli III sayılı listedeki malları imal, ithal ve inşa eden mükelleflere e-fatura zorunluluğu getirildi. Buna göre 2016 tarihine kadar 20 bin şirketin daha e-faturaya geçeceği tahmin ediliyor.


 
E-fatura sürecinin başlaması ve kapsamı
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, ilk olarak 2010 yılında yayınlanan 397 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu(VUK) Genel Tebliği ile Anonim ve Limited şirketlerin kullanımına sunulan, ancak zorunlu olmayan e-fatura uygulaması, 2012 yılı sonunda yayınlanan 421 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile belli sektörler ve bu sektörlerle iş yapan belli mükellefler için zorunlu kılındı. Uygulama, zorunlu hale getirildiği 2012 yılı sonunda ve 2013 yılında ciddi anlamda ses getirdi. İlk etapta 9 ay gibi kısa bir sürede uygulama için hazırlık yapılması, başvurulması ve 2013 yılı içinde uygulamaya geçilmesi öngörüldü. Böyle bir büyük değişiklik için verilen süre kısa olduğu için erteleme beklentisi oluştuysa da, söz konusu süreç hazır olamayan mükellefler için en fazla 3 ay ertelendi ve nihayet 01.04.2014 tarihi itibariyle kesin olarak başladı.
E-Fatura, en basit anlatımıyla, kağıt olarak hazırlanan geleneksel faturanın yerini alan, üzerinde kağıt faturada yer alan tüm bilgileri barındıran hatta diğer bazı ek bilgileri de içeren, vergi mükelleflerinin Gelir İdaresi Başkanlığı platformu üzerinden birbirlerine ilettikleri elektronik imzalı bir veri seti olarak tanımlanabiliyor. E-Fatura Vergi Usul Kanunu açısından yeni bir belge türü değil. Kağıt fatura ile aynı hukuki niteliklere sahip. Yöntem değişiklikleri olmakla birlikte mükelleflerin sorumluluklarının aynen devam ettiği bir sistem. Benzer uygulamalar dünyada yaygın olarak kullanılmakla birlikte, pek az ülkenin uygulamasında veriler ülkemizde olduğu gibi vergi otoritesi üzerinden aktarılıyor. Bu özellikleri ile e-fatura, mükelleflerin faturalaşma işlemlerini hızlandırmasına ek olarak, vergi otoritesine de hızlı, sağlıklı ve anlık veri sağlıyor.


 

İlgili Makaleler

 

Şirketler 3 sistemden birisini seçebiliyor

E-Fatura uygulamasına geçmek için 3 yöntem sunuluyor ve bu yöntemler içinden şirketlerin kendilerine uygun olanını tercih etmesine olanak tanınıyor. Bu yöntemlerden ilki “E-fatura Portal Yöntemi”. Faturalaşma yoğunluğu az olan işletmelerin ihtiyacına yanıt vermeyi amaçlayan bu yöntemde düzenlenen e-faturaların GİB portalına aktarımı internet üzerinden, kullanıcı tarafından elle gerçekleştiriliyor. Elektronik faturalar postal üzerinde en fazla 6 ay saklanıyor ve faturaların geriye kalan süre içinde saklanması şirketin sorumluluğunda oluyor. Şirketler tarafından kullanılabilecek diğer bir yöntem “E-Fatura Entegrasyon Yöntemi”. Bu yöntemde, şirketler, kendilerine ait bilgiişlem sistemleri üzerinden, ilave bir sunucu yazılımı sayesinde GİB ile entegrasyon sağlayarak, e-faturaların otomatik aktarımını gerçekleştirebiliyorlar. Üçüncü yöntem ise elektronik fatura gönderme ve alma işlemlerini, teknik yeterliliğe sahip, GİB’den onay almış “Özel Entegratör Hizmet Sağlayıcı” şirketlerinin bilgiişlem sistemi vasıtasıyla gerçekleştirilmesi. Bugün itbariyle 421 sayılı Vergi Ulus Kanunu Genel Tebliği kapsamında özel entegrasyon izni alan 37 şirket bulunuyor. Bu şirketler arasında yazılım ve teknoloji şirketlerinin yanında, bankalar da bulunuyor.
 

Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele

Türkiye özelinde e-faturanın öncelikle belli sektörler ve bu sektörlerle ilişkili bazı mükellefler kapsama alınarak uygulamaya konulmasının da kendi içerisinde özel gerekçeleri bulunuyor. Başbakanlık’ın 2011-2013 dönemine ilişkin olarak hazırladığı “Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı” ve “Tütün ve Tütün Mamülleri Kaçakçılığı ile Mücadele Eylem Planı” içerisinde yer alan söz konusu sektörlerde e-fatura kullanımının yaygınlaştırılmasına yer verilmiş durumda. Dolayısıyla ilgili VUK Genel Tebliğlerinde öncelikle aşağıdaki mükellef gruplarına uygulamaya dâhil olma zorunluluğu getirildiği görülüyor.
 

  1. a) 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31.12.2011 tarihi itibariyle asgari 25 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar.

 

  1. b) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları imal, inşa veya ithal edenler ile bunlardan 2011 takvim yılında mal alan mükelleflerden 31.12.2011 tarihi itibariyle asgari 10 Milyon TL brüt satış hasılatına sahip olanlar.

 

E-defter ve e-arşiv de zorunlu oluyor

E-fatura ile muhasebe işlemleri dönüşüm geçirirken, bu sistemi destekleyen e-arşiv ve e-defter gibi uygulamalar bu dönüşümün daha kapsamlı olmasına olanak tanıyor. 433 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’yle getirilen e-arşiv uygulaması, GİB tarafından belirlenen standartlara uygun olarak faturaların elektronik ortamda oluşturulması, alıcılara iletilmesi, belirlenen hallerde kâğıt olarak teslimi, muhafazası, ibrazı ve raporlanması konusunda düzenlemeler sağlıyor.

1 2Sonraki sayfa

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu