Neden önemli: Yapay zeka ve veri merkezlerinin enerji talebi, yenilenebilir kaynakların tek başına yetmediği bir noktaya ulaştı. Meta’nın nükleer enerjiye yönelmesi, teknoloji sektöründe “kesintisiz ve karbonsuz baz yük” arayışının yeni standart haline gelebileceğini gösteriyor.
Teknoloji devi Meta, yapay zeka sistemlerinin hızla artan enerji ihtiyacını karşılamak için nükleer enerjiye dayalı kapsamlı bir strateji açıkladı. Şirket, 2035 yılına kadar toplam 6,6 gigawatt nükleer enerji tedarikini kapsayan uzun vadeli anlaşmalar imzaladığını duyurdu. Bu enerji, Meta’nın yeni nesil yapay zeka altyapısına kesintisiz ve karbon içermeyen elektrik sağlamayı hedefliyor.
Üç şirketle üç ayaklı nükleer strateji
Meta’nın planı, nükleer teknoloji alanında uzman üç farklı şirketle kurulan iş birliklerine dayanıyor. İlk ortaklık, Bill Gates’in kurucusu olduğu TerraPower ile yapıldı. Bu anlaşma kapsamında Natrium teknolojisine sahip iki yeni nükleer ünitenin geliştirilmesi desteklenecek. 2032’de devreye girmesi planlanan bu ünitelerin toplam 690 megawatt temiz enerji üretmesi öngörülüyor. Meta ayrıca gelecekte inşa edilmesi planlanan ek reaktörlerden 2,8 gigawatt enerji satın alma hakkı ve 1,2 gigawattlık entegre enerji depolama kapasitesi elde etti.
İkinci ortaklık, gelişmiş nükleer reaktör teknolojileri üzerine çalışan Oklo ile kuruldu. Taraflar, 2030’da faaliyete geçmesi planlanan bir enerji kampüsü üzerinde çalışıyor. Bu tesisin, ABD’nin en büyük elektrik piyasalarından biri olan PJM Interconnection’a yıllık 1,2 gigawatt temiz enerji sağlaması hedefleniyor.
Mevcut santrallerden hızlı kapasite artışı
Meta, kısa ve orta vadeli enerji ihtiyacını güvence altına almak için enerji şirketi Vistra ile de 20 yıllık anlaşmalar imzaladı. Bu kapsamda Meta, Vistra’nın ABD’deki mevcut nükleer santrallerinden 2,1 gigawattın üzerinde kapasite satın alma hakkı elde etti. Anlaşmalar, santrallerde yapılacak modernizasyon yatırımlarını da kapsıyor. Bu çalışmalarla mevcut reaktörlerin toplam kurulu gücünün yaklaşık 433 megawatt artırılması ve ek kapasitenin 2030’lu yılların başında devreye alınması planlanıyor.
Yapay zeka çağında nükleer enerji yeniden sahnede
Meta’nın attığı bu adım, yalnızca şirketin kendi ihtiyaçlarıyla sınırlı değil. Yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarının enerji talebi, rüzgâr ve güneş gibi değişken kaynakların ötesinde çözümleri gündeme getiriyor. Nükleer enerji, hava koşullarından bağımsız yapısı sayesinde kesintisiz baz yük sunarak bu ihtiyaca doğrudan yanıt veriyor.
Sektör gözlemcilerine göre Meta’nın 6,6 gigawattlık taahhüdü, nükleer enerjiye yönelik algıyı teknoloji dünyasında kökten değiştirebilir. Benzer adımların diğer büyük teknoloji şirketlerinden de gelmesi, enerji ve yapay zeka entegrasyonunda yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor.





