Neden önemli: İlaç geliştirme sürecinin yıllar alan kısmının aylar içinde hızlanması, hem maliyetleri hem de riskleri yeniden tanımlayabilir. Rentosertib’in Faz 3’te de başarılı olması, yapay zeka ile tasarlanan ilaçların “istisna” değil yeni standart olmasının önünü açabilir.
Yapay zeka, ilaç keşfi tarafında bugüne kadarki en somut kilometre taşlarından birine yaklaşıyor. Insilico Medicine’in tamamen yapay zeka odaklı yaklaşımla geliştirdiği Rentosertib, Faz 3 klinik denemelere geçmeye hazırlanıyor. Bu adım, yapay zeka ile tasarlanan bir ilacın onay öncesi son aşamaya ilk kez bu kadar yaklaşması anlamına geliyor.
18 ayda aday molekülden kliniğe
Rentosertib’in dikkat çeken tarafı sadece hangi yöntemle bulunduğu değil, ne kadar hızlı ilerlediği. Şirket, klasik yaklaşımlarda yıllar sürebilen klinik öncesinden insanlı denemelere geçiş sürecini 18 ay bandına çekebildiğini belirtiyor. Bu süreçte milyonlarca ihtimal yerine, daha dar bir aday havuzuna odaklanarak molekül seçimini hızlandırdığı aktarılıyor.
Faz 2’de “akciğer kapasitesi” sinyali
Paylaşılan Faz 2 bulguları, idiyopatik pulmoner fibroz gibi tedavi seçenekleri sınırlı bir alanda akciğer kapasitesinde anlamlı iyileşme sinyali alındığını ve tedavinin genel olarak iyi tolere edildiğini gösteriyor. Faz 3, bu etkinin daha büyük hasta grubunda ve daha uzun izlemle doğrulanıp doğrulanmayacağını belirleyecek.
Başarı sadece bir ilaç değil, bir model değişikliği
Rentosertib Faz 3’ten de olumlu sonuç alır ve düzenleyici onay sürecini tamamlarsa, “yapay zeka ile keşfedilip tasarlanan ilk ticari ilaç” olarak konumlanabilir. Bu senaryo, tek bir hastalık alanının ötesinde, ilaç geliştirme ekosisteminde Ar-Ge planlamasını, yatırım tercihlerini ve rekabeti yeniden şekillendirebilir.
Büyük şirketler yapay zeka yarışına girdi
Sektörün ağır topları da bu dalganın dışında kalmıyor. İlaç keşfi için yapay zeka altyapılarına yatırımlar artarken, büyük firmalar daha fazla simülasyon, daha hızlı aday eleme ve daha verimli deneme tasarımı için yeni ortaklıklar kuruyor. Bu tablo, yapay zeka destekli ilaç keşfinin “pilot deneme” aşamasından çıkarak ana akım bir stratejiye dönüştüğünü gösteriyor.





