Neden önemli: Bu hedef, askeri robotik ve otonom sistemlerin artık deneysel aşamadan çıkıp seri üretim ölçeğine taşındığını gösteriyor. Aynı zamanda ölümcül otonom silahlar konusundaki etik ve hukuki tartışmaları yeniden alevlendiriyor.
ABD merkezli robotik şirketi Foundation, askeri alanda insansı robotların yaygın kullanımına yönelik iddialı bir yol haritası paylaştı. Şirket, 2027 yılı sonuna kadar savaş alanına hazır 40 bin ila 50 bin robot asker üretmeyi hedefliyor. Açıklama, otonom sistemlerin savunma doktrinlerindeki rolünün hızla genişlediğine işaret ediyor.
Phantom MK-1 askeri kullanım için konumlandırılıyor
Üretim planının merkezinde, Phantom MK-1 adlı insansı robot modeli yer alıyor. Keşif, lojistik destek ve yüksek riskli operasyonlarda görev alması için tasarlanan robotun, insan askerlerin doğrudan tehlikeye gireceği senaryolarda kullanılacağı belirtiliyor.
Foundation, robotların operasyonel hareketleri yerine getireceğini ancak ölümcül kararların uzaktaki bir insan operatör tarafından verileceğini vurguluyor. Şirketin ABD Savunma Bakanlığı’na bağlı bazı birimlerle halihazırda lojistik ve tedarik anlaşmaları bulunduğu da paylaşılan bilgiler arasında.
Robotların satış yerine kiralama modeliyle sunulması planlanıyor. “Robot-as-a-Service” yaklaşımında, her bir robot için yıllık yaklaşık 100 bin dolarlık abonelik bedeli öngörülüyor.
Üretim takvimi sektörde eşi görülmemiş bir ölçek öngörüyor
CEO Sankaet Pathak tarafından açıklanan takvime göre Foundation, 2025’te 40 robot, 2026’da 10 bin robot ve 2027’de ise 40 bin ila 50 bin robot üretmeyi hedefliyor. Bu hız, robotik sektöründe bugüne kadar pek rastlanmayan bir ölçeklenme anlamına geliyor.
Pathak, planın son derece iddialı olduğunu kabul ederken, teknik ve operasyonel açıdan uygulanabilir olduğunu savunuyor. Hedeflenen üretim hacmine ulaşılması halinde, yalnızca birkaç uzun vadeli devlet sözleşmesiyle yıllık yaklaşık 5 milyar dolarlık gelir elde edilebileceği öngörülüyor.
Etik sınırlar ve düzenleme eksikliği yeniden tartışılıyor
Foundation’ın açıklaması, askeri robotik alandaki etik taahhütleri de yeniden gündeme taşıdı. Boston Dynamics gibi bazı şirketler geçmişte robotlarını silahlandırmayacaklarına dair kamuoyuna açık taahhütlerde bulunmuştu. Ancak artan jeopolitik gerilimler ve savunma harcamaları, bu tür yaklaşımların sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getiriyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, ölümcül otonom silah sistemlerini daha önce ahlaki açıdan kabul edilemez olarak nitelendirmiş olsa da bu alanda bağlayıcı bir uluslararası düzenleme henüz bulunmuyor. Uzmanlara göre bu boşluk, askeri robotların hızla yaygınlaşmasına olanak tanırken, kontrol kaybı ve insan dışı savaş senaryolarına dair endişeleri de derinleştiriyor.



