YouTuber John Xu tarafından geliştirilen yeni bir prototip, yağmurlu havalarda şemsiye taşıma zahmetini tamamen ortadan kaldıracak deneysel bir süreci başlatıyor. Drone teknolojisiyle entegre edilen bu tasarım, kullanıcıyı havadan takip ederek elleri serbest bırakan bir koruma kalkanı oluşturuyor. Uçan şemsiye tasarımı, yıllardır değişmeyen geleneksel yöntemlere karşı dijital ve mekanik bir alternatif sunarak teknoloji meraklılarının odağına yerleşiyor. Proje ortağı Henson ile birlikte yürütülen bu çalışma, kişisel takip sistemlerinin geldiği son noktayı çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Drone destekli takip sistemi sayesinde şemsiye tutma devri kapanıyor
Geleneksel kullanımda bir elin sürekli meşgul olması, telefon kullanma veya çanta taşıma gibi günlük işleri oldukça zorlaştırıyor. Otonom uçan şemsiye projesi, tam olarak bu konfor sorununa çözüm üretmek amacıyla havada asılı kalan bir mekanizma ile hayata geçiriliyor. İlk denemelerde manuel kumanda ile yönetilen sistem, yapılan son geliştirmelerle birlikte artık kullanıcının hareketlerini eş zamanlı olarak izleyebiliyor. GPS tabanlı sistemlerin yarattığı sapmaların ardından devreye alınan özel sensörler, cihazın doğru konumda kalmasını sağlıyor.

Derinlik algılama yeteneğine sahip olan uçuş süresi kamerası, drone tabanlı şemsiye modelinin karanlıkta dahi sahibini takip etmesine imkan tanıyor. Bu yeni nesil prototip, kullanıcının omuz ve baş hizasını referans alarak aradaki mesafeyi korumayı başarıyor. Geliştiriciler, cihazın rüzgar direncine karşı dengede kalabilmesi için X kollu dört pervaneli bir gövde tasarımı tercih ediyor. Aerodinamik dengenin korunması adına şemsiyenin ağırlık merkezi, pervanelerin itiş gücüyle uyum içerisinde çalışıyor.
Havada asılı kalan koruma kalkanı teknik zorlukları aşmaya odaklanıyor
Sistemin sunduğu yenilikçi yaklaşım beraberinde pil ömrü ve gürültü gibi bazı temel teknik engelleri de getiriyor. Mevcut batarya kapasiteleri cihazın havada kalma süresini kısıtlarken, motorlar performans kaybı yaşamadan dönmeye devam ediyor. Şiddetli rüzgarlarda stabiliteyi sağlamak adına yazılımsal güncellemeler yapan ekip, takip sensörleri üzerindeki hassasiyeti artırmayı hedefliyor. Kamusal alanlarda pervanelerin çıkardığı ses ve güvenlik endişeleri ise projenin gelecekteki ticari başarısı için kritik bir eşik niteliği taşıyor.
Geleneksel aksesuarların yerini alması henüz erken görünse de bu çalışma, kişisel havacılık teknolojilerinin günlük hayata entegrasyonu açısından büyük önem taşıyor. Stanford Üniversitesi öğrencileriyle iş birliği içinde geliştirilen prototip, eller serbest yağmur koruması fikrinin sadece bir hâyâl olmadığını kanıtlıyor. Gelecekte daha hafif malzemeler ve daha uzun ömürlü enerji kaynaklarıyla bu cihazların şehir hayatının bir parçası olması bekleniyor. Xu ve ekibi, geliştirdikleri bu uçan şemsiye üzerinden yeni nesil sensör teknolojilerini test etmeye devam ediyor.





