MANŞETRöportaj

3D baskı pandeminin yıldızı oldu!

2040 yılı itibariyle her evde bir 3D printer olacağını öngördüklerini söyleyen infoTRON Genel Müdürü Esra Öztezcan, “3D yazıcı ile yemek bile üreteceğiz.  Biz de infoTRON olarak, doğru uygulamaları doğru teknolojilerle birleştirerek sektöre liderlik etmeye devam edeceğiz.” diyor.

Kamudan eğitim kurumlarına kadar ürün geliştirme hedefi olan tüm şirketlere 3D teknoloji, 3D printer, tarama cihazları, yazılım, danışmanlık ve proje hizmetleri veren infoTRON, 26 yıllık köklü bir şirket. Tasarımdan mühendisliğe, prototipten üretime, tersine mühendislikten kalite kontrole kadar ürün geliştirme süreçlerinin bütününde veya ihtiyaç olan her aşamasında destek verebilmek için yapılanan şirketin Genel Müdürü Esra Öztezcan, infoTRON’un 26 yıl önce ortaya koyduğu vizyonun peşinden gidiyor. “Yeni ürün ve tasarım söz konusu olduğunda gizlilik en ön planda oluyor” diyen Öztezcan, müşterilerinin en değerli bilgilerinin bir parçası olduklarını ve bundan da heyecan duyduklarını söylüyor. Her yeni ürünü piyasaya çıktığı andan itibaren kendi ürünleri gibi gördüklerini ifade eden Öztezcan ile pandemi sürecini, 3D baskının değişen dünyasını ve geleceğini üzerine konuştuk…

Bu dönemde 3 boyutlu baskının ciddi olarak ön planda olduğunu görüyoruz. Siz bu dönemi nasıl geçirdiniz, neler yaptınız?

Pandemi süreci iş hayatında çevikliğin, teknolojik altyapının ve yerel kaynaklarla çalışmanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu: Yeni normale hızlı adaptasyonun birincil şartının teknolojik altyapı olduğunu anladık. Firmamız tamamı uzaktan yönetilen sistemleriyle pazarın devamlılığını sağlayan lokomotiflerinden oldu.

Tüm Avrupa ve Uzak Doğu’nun hem üretimi durdurup, hem de sınırlarını kapattığı bir dönemde, +90 3B Dijital Fabrikamız 7/24 aralıksız çalışarak hem yurtiçi, hem de yurtdışındaki müşterilerimizin tedarik zincirlerinde önemli bir devamlılık sağladı.  Esnek ürün geliştirme yöntemlerimizle hızlı tasarım değişikliklerini uygulayarak, sualtı gözlüklerini medikal cihaza dönüştürdük.  Yüksek kapasiteli profesyonel 3D printerlarımız ile, toplum sağlığına önemli katkıda bulunan ürünlerin acil olarak üretilmesini sağladık.  Önemli bir müşterimiz için, üretim tesislerinde ve ofislerindeki hijyeni sağlamak adına el temassız kapı açma aparatlarını sadece 7 iş gününde tasarımı ve üretimi bitmiş şekilde teslim ettik.  Böyle hassas bir dönemde, çalışan ve toplum sağlığı için oldukça önemli bu çözümleri kısa sürede imal edebilmek bizim için gurur kaynağı oldu.

3D baskı deyince insanların aklına küçük ebatta parçalar geliyor, gri renkli parçalar geliyor. 3D üretimde neler değişti, geldiğimiz noktada neredeyiz?

Bahsettiğiniz parçalar artık yerini Pantone onaylı, 478 bin renk gamına sahip, aynı baskıda birden fazla malzeme kullanılabilen, sayısız doku opsiyonu sunan 3D yazıcı teknolojilerine bıraktı.  Tasarımcılara, Ar-Ge mühendislerine ve ürün geliştiricilere, gerçekliğe en yakın 3D baskı ile son kullanım ürünlerini test edebilecekleri teknolojiyi ofis ortamında çalışan Stratasys J55 serisi 3D yazıcılarımızla sunuyoruz.  Eski tip, maliyetli ve fabrika ortamı gerektiren üretim teknikleri yerine, sadece bir buzdolabı kadar ses çıkaran ve ofis ortamında çalışabilen, kokusuz sistemlere sahibiz. Bu sistemler hem AR-GE/ÜR-GE alanında prototip üretimi yapabiliyor, hem de örneğin üst segmentte kişiye özel üretim yapan otomotiv firmalarında kullanıcıya özel geliştirilmiş gaz pedalı ya da vites başlığı üretimine olanak sağlıyor.

Dünyanın ilk ofis tipi 3D metal yazıcısı Desktop Metal ile yine ofis ortamında yalnızca elektrik, internet ve gaz bağlantısı kullanarak, 3D dijital dosyadan sinterlenmiş son parçaya kadar olan süreçte kompleks metal parçaların basımını mümkün kılan komple bir çözüm sunuyoruz. Firmalar her türlü metal parça ihtiyaçlarını yurtdışından parça beklemeye gerek kalmadan bu şekilde karşılayabiliyorlar. Üstelik 3D üretimde artık sadece küçük parçalar yok: Portföyümüzdeki Stratasys F900’ün 90x60x90 cm ebatlarındaki tablası sayesinde büyük parçaları da tek seferde üretme kapasitesine sahibiz.

Şirketler 3D baskıyı nerelerde kullanıyor?

Aslında her yerde: Konvansiyonel yöntemlerle basılamayacak parçaları 3D baskı ile optimal malzemeyle basabiliyoruz. Hem prototip, hem üretime yardımcı ürünler, hem de az adetli son kullanım ürünleri için 3D baskı kullanılıyor.  Seri üretim yapan firmalar için prototip ihtiyacı 3D baskı ile sağlanıyor. Normal üretim teknikleri ile kalıba enjekte edilerek yapılan ürünler üreticiler için ciddi maliyet ve zaman kaybı anlamına gelirken, 3D baskı ile prototipleme hem maliyetleri hem de üretim süresini önemli ölçüde azaltıyor.  Tasarımda gereken değişiklikler, sadece 3D tasarım datasında yapılan düzenlemelerle kolay uygulanabilir hale geliyor. Bunun yanı sıra, parçaların topoloji optimizasyonu ile içinin boşaltılıp hafifletilmesi ile genel malzeme maliyetinin %50’ye varan oranda azaltılabilmesini sağlıyor. Bu, havacılık sektöründe en çok tercih edilen parça özelliğidir. Az adetli üretim ihtiyaçlarında çıkan son kullanım ürünleri, üretimde hız ve maliyet avantajı anlamına geliyor.  Ek olarak, 3D baskı artık şirketlerin iş yapış şekillerini de değiştiriyor: Merkezi üretim ve sonrasında farklı lokasyonlarda depolama ve dağıtım yerine, artık  merkezi tasarım ve 3D baskı sayesinde lokal üretime geçen şirketler lojistik masraflarında gözle görülür maliyet avantajları sağlamaya başladılar.

Siz aynı zamanda güçlü bir 3D teknoloji şirketisiniz. Özellikle VR hizmetlerinde neler yapıyorsunuz? Şirketler sizlerden nasıl çözümler bekleyebilirler?

Pandemi dönemi bize şu gerçeği gösterdi: Lokal kaynaklarla ve uzaktan yönetilebilen sistemlerle çalışmak firmalara üretim özgürlüğü sağlıyor. Geliştirdiğimiz tamamı yerli ve milli Sanal Gerçeklik yazılımımız RoT (Realization of Things), ürün geliştirme yapan ekiplerin aynı lokasyonda bulunmalarına gerek olmadan, farklı şehir ya da ülkelerden aynı tasarım üzerinde eş zamanlı olarak çalışmalarını sağlıyor.

Aslında, RoT ile gerçek ürün deneyimini 3 boyutlu sanal ortama taşıdık da diyebiliriz.  RoT Designer yazılımımızla, geliştirilen ürünün renk, doku, fonksiyon ve malzeme özellikleri, 1:1 ölçekte, interaktif olarak sanal 3D dijital ortamda deneyimlenebiliyor, kalıp üretimi ve seri üretime geçiş öncesindeki birçok ürün konseptinin, seçeneklerinin değerlendirilmesi gerçekleştirilebiliyor.

RoT Connect modülü ile farklı lokasyonlardaki ekipler de bu yöntemle, sanal ortamda aynı sahne içerisinde biraraya gelerek, ürün geliştirme süreçlerinde ortaya çıkabilecek birçok hatayı birlikte değerlendirerek erken aşamalarda tespit edebiliyor, karar alma süreçlerini kısaltabiliyorlar.  Sonuç olarak, ÜR-GE ekiplerinin fiziksel prototip ihtiyacı azalırken, ürünün pazara çıkışı da hızlanmış oluyor. RoT’un Trainer modülü ile de herhangi bir fabrikadaki üretim hattını ve ilgili eğitim senaryolarını sanal ortama birebir taşıyabiliyoruz. Çalışanlara sanal gerçeklik gözlükleriyle gerçek senaryolar üzerinden hem pratik eğitim verip hem de gerekli testleri uygulayarak performans değerlendirmesi yapılabiliyor. Üretim hattını durdurmadan yapılacak bu tip eğitimler yine işletmeler için önemli maliyet avantajı anlamına geliyor.

Pandemi süreciyle birlikte seyahatlere gelen kısıtlamalar ve seyahat sırasındaki potansiyel sağlık riskleri de düşünüldüğünde, ertelenebilecek birçok projeye, RoT Sanal Gerçeklik çözümümüzle süreklilik sağlıyoruz.

Geleceğe baktığınızda 3D çözümlerin nasıl evrileceğini görüyorsunuz, farklı ne gibi çözümler gelecek?

Global anlamda 2040 yılı itibariyle her evde bir 3D printer olacağını öngörüyoruz.  Çoklu malzeme kullanımıyla birlikte kompozit, metal, plastik, elektronik modeller artık tek 3D baskı ile gerçeğiyle birebir renk, doku ve fonksiyonda elde edilebilecek. Çoğu ürünü mağazalardan almaktansa, 3D datayı online satın alıp, evde kendimiz 3D yazıcı ile üretebileceğiz veya 3 boyutlu dijital fabrikalara online gönderip kargo ile elimize alabileceğiz. Böylece, tasarım her geçen gün değerini artıracak. Bu kapsamda tasarım kabiliyetlerimizi ve 3 boyutlu tasarım dünyasındaki gelişmeleri çok yakından takip ediyor ve Türkiye’de çalışan değerli tasarımcılarımıza sunuyoruz.  Binalar dev 3D yazıcılar ile inşa edilirken, yapay doku ve yedek organlar yine 3D yazıcılarla üretilecek. En basit haliyle, Star Trek’teki Replicator gerçek olacak. 3 boyutlu faks gibi düşünebilirsiniz: 3D yazıcı ile yemek bile üreteceğiz.  Bunun yanı sıra, 3 boyutlu dijital fabrikalar artacak ve üretimde tam otomasyon olacak.  Üretimde malzeme ihtiyacı azalırken, montaj ihtiyacı ortadan kalkıp daha dayanıklı parçalar tek parça olarak üretilecek. Biz de infoTRON olarak, doğru uygulamaları doğru teknolojilerle birleştirerek sektöre liderlik etmeye devam edeceğiz.

 

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
tr_TRTurkish
tr_TRTurkish